Muş Merkeze bağlı Tabanlı, Üçdere, Harman ve Suboyu köylerinde yaşanan kan davaları bu yıl tarafların barışa yönelik yaklaşımları sonucu mutlu sona kavuşturulmuş oldu.
Muş’un Suboyu köyünde 17 yıl önce meydana gelen ve 2 kişinin ölümü 1 kişinin de yaralanmasına neden olan kan davası merkez yeni camide düzenlenen barış töreniyle son buldu. Olayın üzerinden 17 yıl geçmesinden sonra kanaat önderlerinden Şeyh Mustafa Baskın ve köyün ileri gelenlerinin araya girmesi sonucu her iki aile fertleri büyük bir katılımın olduğu tören ile barıştılar.
Güvenlik bakımından Ülkede en sakin iller arasında gösterilen Muş huzurlu bir olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Bölge yapısı gereği yıllar süren kan davalarının bu anlamda bitirilmesine yönelik girişimler mutlu sonla buluşturuluyor. Muş’ta kan davalarının sona erdirilmesi çabaları yıl içerisinde 4 ayrı noktada yaşanan kan davalarının bitirilmesine vesile oldu. Bu yıl içerisinde ilk olarak Tabanlı köyünde başlayan barış çabaları daha sonra Üçdere, Harman ve Suboyu köylerine kadar uzandı. Dün yapılan yeni bir barış ise Akar ve Bulmuş aileleri arasında süre gelen 17 yıllık bir husumetin sona ermesini sağladı. Merkeze bağlı 8 kilometre uzaklıkta olan Suboyu köyünde Akar ve Bulmuş aileleri arasında 17 yıl öncesine dayanan kan davası başta Muş Valiliği olmak üzere Kanaat önderlerin girişimleri sonucu mutlu sonla buluşturuldu. Merkez camiinde yapılan barış törenine ise katılımda yoğunluk yaşandı. Yapılan barış törenine Muş Valisi Erdoğan Bektaş, İl Emniyet Müdürü Süleyman İlhan Acaröz, Şeker Fabrikası Müdürü Mehmet Cumhur Demirtaş, İl Müftüsü Dursun Ali Şeker, Ak Parti eski Milletvekili Sebahattin Yıldız, Kanaat Önderlerinden Şeyh Mustafa Baskın, Siyasi Parti temsilcileri, Sivil Toplum Kuruluşu Başkanları, Gazetemiz İmtiyaz sahibi Tahsin Demirel ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Yaşanan kan davaları nedeni ile her iki tarafında hayatlarının karardığını, insanların bir anlık öfke nedeni ile yapılan yanlışın bedelini yıllarca ödemek zorunda kaldıklarını söyleyen Bektaş, kan davası sonucu insanlar yıllarca tutsak gibi yaşamak zorunda kalıyor. Kimi evinden barkından, yerinden ayrı kalırken, kimisi de ömrünün geri kalan kısmını cezaevlerinde geçirmek zorunda kalıyor” dedi.
Kan davalarının durduk yere oluşmadığını, kan davasında vuran ve vurulan kadar, kötü psikolojiyi insanlara enjekte edenlerin de katkısı olduğunu savunan Vali Erdoğan Bektaş, “Kan davları durduk yere oluşmuyor, durduk yere de devam etmiyor. Kan davasında vuran ya da vurulan kişiler belki o ailenin ileri gelen bireyleri değiller. Ancak onları o psikolojiye sokan o ailenin ileri gelen mensupları ve çevredeki bazı kişilerdir. Bu nedenle ne sadece vuran, ne de sadece vurulan kişiler suçlu değildir. Bu suçun birçok ortağı vardır. Kişileri bu olaya teşvik eden, olaydan sonra hapiste bu kişilere bakan, ölen kişinin taziyesine gidenler bile suça ortaktır. Bu sebeple, geldiğim günden beri şunu söylüyorum, kan davası nedeni ile ölenlerin taziyesine gitmiyorum. Bana göre bu kişilerin taziyesine gitmek suçu işleyene destek vermek anlamına gelmektedir. Bugün burada gerçekleştirilen barışın, kan davasının arkasında yer alan psikolojinin değişmesine vesile olmasını diliyorum. Kan davalarının bir daha yaşanmadığı, insanların birbirlerini vurmasının bu kadar kolay olmayacağı bir geleceğe sahip, barış ve kardeşlik içinde yaşayacağımız bir topluma kavuşmamız dileği ile barışta emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum” dedi.
İl Müftüsü Dursun Ali Şeker ise yaptığı konuşmada, Müslümanlığın her zaman güzelliği, iyiliği, güveni emrettiğini, bunun yanında kavgayı, kini ve nefreti tasvip etmediğini belirterek, “Dinimizde Müslüman, elinde dilinde herkesin emniyette ve güvende olduğu kişidir. Müslüman olarak yaşamak mümin olarak hayatı sürdürmek İslam’ın temel prensiplerinden birisidir. İslam’da kavgaya, nefrete ve kine yer yoktur. İslam dini ve barışı ve güzelliği emreder” dedi.
Kin ve nefretten uzak, barış ve huzur içerisinde bir yaşam sürdürebilmek İslam’ın ışığını takip etmek yeterlidir diyen İl Müftüsü Dursun Ali Şeker, Akar ve Bulmuş aileleri arasında 17 yıl önce meydana gelen kan davasının barış ile noktalanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti.
Yapılan konuşmaların ardından taraflar Kuran-ı Kerim’in altından geçerek yemin ettiler. Günaydın Muş Gazetesi


